« Önceki :: Sonraki »

Bir Deli Başardı

30/7/2008 · Kategori: Ask

Sevda krallığının kapısından içeri alınmasını bekliyordu adam. Bir zaman sonra kapı açıldı ve kraliyette yaşayabilmesi için gerekli sevda yetisine sahip olup olmadığı sorgulandı. Kısa bir bekleyişin ardından ilk soru yankılandı adamın kulaklarında…

—Nasıl bir şey? Dedi muhafız. Sevda nasıl bir şey?

—İnsan ve doğa arasındaki nazik bir denge üzerinde kurulan bir ilişkidir. Dedi adam

—Peki… Soğuk mu? Sıcak mı? Sevda…

Toprağın doğasını düşündü adam. Yağmurun oranını… Kaynak ve kuyuların dağılımını ve etkisini... Sonra,

—Ay, güneş, rüzgâr ve ırmaklara tapılmasa da, hala kabul edilen güçlerinden korkulmasıdır bazen... Temmuz sıcağında içine ılık bir esinti verecek kadar soğuk, Kasım rüzgârları eserken; yüreğine şefkat gibi hoş bir sıcaklık salacak kadar sıcaktır…

—Nasıl bir his sevda? Neye benzer mesela? Diye sordu muhafız.

—Kâh durgun bir suyu andıran sıradanlık, kâh hiç eksilmeden ve yorulmadan akan nehirler gibi coşkuludur sevda hissi…

—Peki; Akıl karı mı? Ne dersin? diye sordu muhafız

—Hayır dedi adam. Hayır, akıl karı değil... Tanrılardan geriye kalan yağmurlar, kumu taşıyan rüzgârlar ve toprak çatlatan güneş alırken aklımı, kendimi bu derde düşmüş gördüm. Hayır, akıl karı değil; ancak ve mutlaka kendi toprağında iyi açan ve güzel kokular veren, başka topraklarda ise sadece dikeni olan bir gül gibidir sevda...

—Sen, sen ne kadar sevdalısın? Diye sordu muhafız

—Bu kadar! dedi gözlerini kapayarak.

Muhafız şaşkın şaşkın bakarak tekrarladı soruyu

—Sen, sen ne kadar sevdalısın?

Adam:
—Bu kadar! Dedi tekrar…

—Gözlerini kapa. Dedi muhafıza

—Gözlerini kapa… Gördüğün karanlığın; son durağı kadardır sevdam... O sonsuz karanlığın (varsa bir sonu…) sonuna kadardır sevdam…

Ve ilk defa kraliyet kapısından geri çevrilmedi bir âdem torunu...

Bir zaman sonra, daha önce yaşadığı ülkede; bir destan gibi yayıldı söylentiler… Herkes birbirine aynı şeyi söyleyip duruyordu: SEVDA KRALLIĞININ KAPILARINI AÇMAYI BİR DELİ BAŞARDI

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum ( 1 ) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

Yazan: qizlikent | Tarih: 2008-08-01 19:43:46
Konu: Gizli KENT

bırakalım bunları bir kenara. oturalım karşılıklı, istersen bol sütlü kahve yapayım sana. içki içmek sana göre değil. bilirim. sigara sarmayı öğrendim, tabakamda adıyaman tütünü. arap işi çarşaflara sarayım. biraz serttir, dikkat et.
hadi bırakalım bunları bir kenara. seni özledim, tahmin edemeyeceğin kadar hem de.
hatalıydım, kabulüm. kabulüm gitmemeliydim. ama... boş ver bahaneleri. bu kez bahanelere ve yalanlara gönül indirmeyeceğim. evet, gittim. gurur duymuyorum bununla. sadece hata yaptım. evet, haklısın çok hata yaptım, sayılmayacak kadar çok.
farkındayım güvenini yok ettim. inan ki en çok seni sevdim. diğerleri hiçbir anlam taşımamış, bunu seni tamamen kaybedince anladım.
bir öğle vakti o çay evinde karşılıklı oturup sustuğumuz zamanları özledim. karşıdan karşıya geçerken koluna girmeyi, gecenin bir yarısı senden gelen kısacık mesajları. geç kalmanı, ben geç kaldığımda söylenmeni... göz göze geldiğimiz ve gülümsediğimiz anları. sinirlenmeni bile özledim.
biliyorum artık çok geç. biliyorum hayatında başka biri var. dilerim seni mutlu edecek kadar akıllıdır.
sen özel bir adamsın. her şeye rağmen seninle olmak mazimin en muhteşem sayfası.
biliyorum artık çok geç. ama inan ki seni çok sevdim. seni hâlâ seviyorum.

http://www.qizlikent.com/index.php

Bağlantı »